13 Eylül 2013 Cuma

Çevre Düzeni Planı ada halkına sorulsaydı sonuç ne olurdu ?

Bozcaada 1/25.000 Çevre Düzeni Planı'yla ilgili tartışmalarda, bilirkişiler ve çeşitli kitle örgütleri, plan yapım aşamasında ada halkının sürece dahil edilmediği belirterek, sert eleştirilerde bulunmuştu.

2008 yılında "BOZCAADA’DA TURİZM HAREKETLERİNİN GELİŞİMİNE YEREL HALKIN YAKLAŞIMI" araştırması kapsamında, Bozcaada halkıyla yapılan ankette, adalıların %80'i bağ alanlarının imara açılmasına hayır derken, %88'i ise SİT kararlarının turizm lehine kalkmasını red etmiştir.

Ankette yer alan diğer sorulara verilen cevaplarsa şöyle :

Turizm gelişiminin çevresel anlamda en olumsuz nokta :

- %33 oranında trafiğin artması
- %20 oranında konut sayısının artması


Araştırmada, Turizmin devam etmesine ilişkin soruya “hayır” yanıtı verenler  “Turizme alternatif olarak hangi aktiviteye ağırlık verilmeli?” sorusuna :

- %90 oranında “Bağcılık ve şarap üretimi” ve “ Ekolojik tarım” yanıtını vermiştir.

Araştırmada, yerli halkın üzüm yetiştiriciliğinden beklediği ölçüde kazanç elde edememesi nedeniyle turizme yönlenmelerine neden olduğu belirtilirken, üzüm ve şarap ticaretiyle ilgili olarak üretici lehine yeni düzenlemeler yapılmadığı sürece bireylerin turizmden başka seçenekleri kalmadığına dikkat çekilmiştir.

Araştırmada, turizmin adanın doğal ve kültürel değerleri açısından olumsuz sonuçlar doğuracak şekilde plansız bir ilerleyiş gösterdiği belirtilirken, şu ifadelere yer verilmiştir :

"Ada halkının hem turizm gelişmelerine büyük oranda “evet” yanıtını vermesi ancak aynı zamanda sit kararlarının kalkmasına da karşı olmaları, onların turizm faaliyetlerine karşı bir güvensizlik içinde olduğunun bir göstergesidir.

...
Mevsimsel nüfus artışı Bozcaada’nın kaynaklarını zorlamaktadır. Ada içindeki trafik karmaşası ve otopark sorunu özellikle kent merkezinde ciddi sıkıntılara yol açmaktadır. Bozcaada yeraltı
su kaynakları açısından oldukça fakirdir. Suyun Bozcaada’ya Çanakkale’den deniz altındaki bir sistemle geliyor olması nedeniyle tüm dünyada yaşanan su problemlerinin Çanakkale ve Bozcaada’yı da olumsuz etkilemesi büyük olasılıktır. Bu yolda özellikle yağışlı mevsimlerde suyun toplanması ve depolanması yoluna
gidilmesi bir çözüm olabilir.

...
Bozcaada zengin tarihinin bir getirisi olarak özgün bir kentsel dokuya sahiptir. Rum ve Türk kültürünün izlerini bir arada barındıran evleri ve sokak dokusu son derece ilgi çekicidir. Ancak Bozcaada’nın kentsel siluetine bakıldığında ilk göze çarpan bu farklı ve tarihi doku değil, resmi kurumlara ait yapılar olmaktadır. Adanın sahip olduğu mimari dokuyla çatışma halinde, kimliksiz ve
sıradan bir anlayışla yapılmış bu binalar adanın mimari özgünlüğüne ciddi zarar vermektedir. Adadaki doğal ve kültürel değerlerin korunması amacıyla devlet kurumları tarafından oluşturulan koruma kararları ve inşaat koşullarının, devletin başka kurumları tarafından çok ciddi şekilde ihlal edilmiş olması ciddi bir paradokstur.

...
Sonuç olarak; turistik faaliyetlerin ada peyzajıyla ekolojik ve görsel olarak uyumlu bir çerçevede yapılması esastır. Diğer bir söylemle ekolojik bir tabana sahip olmayan, sadece ekonomik gelir bakış açısıyla ve gündelik kazançlara yönelik kısa vadeli ve kalitesiz çözümler üreten turizm anlayışından mümkün olduğunca uzak durulması gerekmektedir.

Kaynak : BOZCAADA’DA TURİZM HAREKETLERİNİN GELİŞİMİNE YEREL HALKIN YAKLAŞIMI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA (Bozcaada Değerleri Sempozyumu 2008) - Çiğdem KAPTAN AYHAN : Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü

Açık Radyo’da 21 Ağustos 2013 tarihinde yayınlanan ve “Bozcaada İmar Planı ve Halkın Mücadelesi” başlığıyla haberleştiren programın tam metni...


Ömer Madra : Türkiye’nin çok çeşitli yerlerinden özellikle ekolojik mücadeleyle ilgili pek çok haber aynı anda gelmeye başlıyor. Biz de bunların bir kısmını takip etmeye çalışıyoruz. Siz bize Bozcaada’dan bilgi verirseniz seviniriz.

Mine İnceoğlu : Bozcaada biliyor herkes ki, yüzyıllarca, bağcılığı, üzümleri ve şarapcılığıyla ünlü, ve zaten bağlar da tarım alanı olarak tescil edilmişti. Kırsal alanlar da sit alanı olarak tescil edilmişti. Kasabamızda koruma altında.

Bozcaada ile ilgili bir koruma imar planı yapılıyor. Bu plan askıya çıktı. Bu planda bizim itiraz ettiğimiz birçok sorun var.

Bu nedenle Bozcaada geçtiğimiz yıllarda, çeşitli sokak toplantıları yapılmıştı. Bu imar planı değil ama Bozcaada’nın çeşitli sorunlarıyla ilgili, yaşadığımız yerin dertleri, düşlerimizin paylaşıldığı toplantılar bu yıl bir foruma dönüştürüldü.

Yaşadığımız yerle ilgili bizim de söz hakkımız olduğu inancıyla, çocuklarımıza, torunlarımıza elimizden geldiğince bozulmamış bir çevre bırakabilmek umuduyla insanlar haftada 2 gün toplanıyor.

Siz de biliyorsunuz, bu istek dilek change.org’da da karşılığını buldu. Adanın yeni koruma imar planı, çevre düzeni planıyla ilgili, kimliğinin ve özelliğinin bozulmamasını isteyenlerin verdikleri imza 10.000’e yaklaştı. Türkiye’nin Dünya’nın her yerinden yoğun bir destek geldi.

Bu da günümüzde insanların, kendi yaşadığı yer dışındaki yöreleri nasıl sahiplendiklerini, doğayı, doğal güzellikleri korumada ne kadar duyarlı olduğunu gösteriyor bize.

Ömer Madra : Bu tabi, yerel kaynaklı pek çok harekette olduğu gibi, aynı zamanda da evrensel boyutu olan, bütün yerküreyle, yeryüzüyle ilgili bir mesele olduğu, bunların birbiriyle koparılmaz olduğu apaçık ortada.

Mine İnceoğlu : Adanın en önemli özellikleri kırsal ve doğal özellikleridir. Siz de biliyorsunuz, Bozcaada çok turist çekiyor. Geçtiğimiz yıllarda da çok turist çekti. Adanın büyük bölümünün gelir kaynağı da bu.

Adamızı alanı ve kaynakları çok sınırlı. Yani bir uçtan bir uca 7 km.,su ve elektirk adaya denizaltında kablolarla, borularla geliyor. Ada ancak belirli bir nüfusu barındırabiliyor. Gerek yaşayan olarak, gerek turist sayısı olarak, teknik olarak taşıma kapasitesi sayısı dediğimiz olay bu.
Bu kapasite aşılınca, adanın hem yaşam kalitesi hem doğal güzellikleri ve özelliklerinin de bozulmasına ve tüketilmesine neden oluyor. Özel olan adayı sıradanlaştırıyor.
Bizim bütün istediğimiz, zaten adanın kısa olan turizm sezonu bu bilindik sıradan turizme dayanıyor. Halbuki biz bu nedenle, adanın kimliğine uygun, doğaya çevreye duyarlı turizme yönelmesini istiyoruz. Çevreyi tüketmeyen, adaya gelip yüzme havuzlu çim alanlı diskolu tesisler beklemeyen. Adanın doğal güzelliklerinin bilincinde, onun tadını çıkaracak, onu değiştirmeye zorlamayan kişiler.

Yeni imar planında en önemli şey bu özelliklerimizi (doğal güzellikler) kaybetmemek. Ve böylesine sürdürülebilir bir turizm, sürdürülebilir bir bağcılık için yeşil kırsal bir alan gibi sıradanlaşmasını önlemek.

Ömer Madra : Asıl itirazın ne yönde olduğunu da öğrenmek istiyoruz.
Mine İnceoğlu : Yeni Çevre Düzeni Planı’nda, tarım alanlarının korunması hedefleniyor deniyor. Zaten yıllardır, koruma altında ve sit alanı olarak tescil edilmiş.

Ama plan hükümlerinde, şarap, reçel ve pekmez fabrikaları için 250 metrekareli bodrumu ve 250 metrekare zemin alanı yani toplam 500 metrekareli, 6.5 metreli tavan yükseklikli, bu demek oluyor ki çatısıyla 7-8 metre yüksekliğinde yapılaşmaya kırsal alanda izin veriyor.

Herkesin anlayacağı gibi anlatırsak, 2 daireli 3 katlı apartmanların bağlar içinde, kırsal alanda oluşturulmasına bu plan izin veriyor.

Ayrıca da bu kadar büyük yapıların, 5000 metrekare 5 dönüm gibi bir alanda çok küçük bir alan böyle bir yapı için, ona izin veriyor. Bizim en büyük endişemiz bu. Kırsal alanlarda bunun oluşması çok tehlikeli.

2’ncisi bağlarda, 1.5 dönümde yani 1.500 metrekare alanda bağevi adı altında tatil konutları için izin veriliyor. Bu sıklıkta bir yapılaşma devam ederse, adanın bağ alanları da peyzajı da çok bozulacak. Ada bahçelievler mahallesine dönüşecek.

Bir başka sıkıntımız, adanın doğal plajlarının Habbele ve Sulubahçe üzerinde günübirlik tesisler, bulunduğu yöreyi yok eden yoğun turizm hareketini kolaylaştıracak, 300 metrekare büyüklüğünde, 11 tane lokanta gibi günübirlik tesis yapılmasına izin veriliyor.Bu da bu doğal plajlarımızı yok edecek.

Ayrıca imara açılması izin verilen bölgeler sorunumuz var. Plan yapılırken, plan sürecinde gerekli halk katılımı sağlanmadı. yapılmadı.
Ömer Madra : Ben de onu soracaktım. Bu planın halka sorularak, danışılarak, birlikte orda yaşayan insanlarla, yurttaşlarla demokratik bir süreç sonunda oluşturulmadığı apaçık ortada. Peki ne durumda mücadele, kampanya nasıl sonuçlanacak diye bekliyorsunuz ?

Mine İnceoğlu : Change.org’da imza desteği devam ediyor. Yasal süreç başlayacak. Çünkü yasal olarak bu toplantıların yapılması gerekiyordu, yeterince yapılamadı. Bizim isteklerimiz plana yansıyamadı. Bundan sonra bu mücadele, halkın katılımıyla yoğun olarak, Bozcaada dışında yaşayanların da desteğiyle, umarım ki başarılı bir şekilde sonuçlanacak. Açık Radyo’ya çevreye olan duyarlılığı nedeniyle çok teşekkür ediyoruz. Minnettarız, sağolun.

Ömer Madra : Biz teşekkür ederiz. Mine Hanımla, Bozcaada’da planı konuştuk. Türkiye’nin dört bir yanında çevreye tasallut yapılandırma planları yapılıyor ve uygulamaya konuluyor. Bunların da elimize geçtiği ölçüde sizinle paylaşmaya çalışıyoruz.

Yayını dinlemek için tıklayınız : http://www.acikradyo.com.tr/default.aspx?_mv=a&aid=32011
Kaynak : http://goo.gl/9VAGug

11 Eylül 2013 Çarşamba

"Bozcaada da tehlikede!"

TMMOB Şehir Plancılar Odası - Bursa Şubesi tarafından 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı ile ilgili açılan dava "Bozcaada da tehlikede!" başlığıyla haberleştirildi.

Bozcaada da tehlikede!


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, doğal ve kentsel sit alanı olan Bozcaada’nın yoğun şekilde yapılaşmaya açılmasını öngören bir plan hazırladı. TMMOB Şehir Plancıları Odası, planın kamu yararına aykırı olduğunu belirterek, dava açtı.
Rıfat Doğan -soL
Bozcaada için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni planı davalık oldu. Davayı açan TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO)Bursa Şubesi, söz konusu planın yapılaşma yoğunluğu getirdiğini, sit alanlarının yok edildiğini belirterek planın şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğunu belirtti.
Davanın gerekçelerinde adada planla birlikte adanın bütünüyle yapılaşmaya açılacağı ve bununla birlikte ciddi bir yapılaşma yoğunluğu oluşacağı, tamamı doğal ve kentsel sit alanı olan Bozcaada’nın bu özelliğini kaybedeceği belirtilerek, söz konusu planın şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırı olduğu ifadeleri yer aldı.
‘DOĞAL VE KENTSEL SİT ALANLARI YOK EDİLECEK’ 
Bakanlığın planına karşı Anakara Nöbetçi İdare Mahkemesi’nde açılan davayı TMMOB (ŞPO) Bursa Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Hakan Karademir, soL’a değerlendirdi. Karademir, tamamı 1. ve 3. dereceden doğal ve kentsel sit alanı olan Bozcaada’da söz konusu planla yasalara aykırı olarak yoğun yapılaşmaya izin verildiğini belirtti. Küçük parsellerde bulunan bazı bağ evlerinin bile yapılaşmaya açıldığını aktaran Karademir, “bu söz konusu yasaya da aykırı” dedi. Örnekleri sıralayan Karademir, “Misal, tarım arazisi üzerinde 5 bin metrekare yeriniz varsa, siz bu Bakanlık planına göre 500 metrekare fabrika yapabiliyorsunuz ancak bu durum toprak koruma ve arazi kullanım yasasına aykırı” şeklinde konuştu. “Yarın öbür gün bu yapılacak fabrikaların işlevsiz kalması halinde ne şekilde kullanılacağı da plan notlarında belirtilmemiş” diyen Karademir, bu yapıların pansiyon veya başka bir işlev için kullanılabileceğine dikkat çekti.
Karademir’in dikkat çektiği başka bir nokta ise adanın imara açılmamış yapılaşma yoğunluğu sınırlı güney kesiminin bu planla birlikte yapılaşmaya açılacağı ve bunun bir yapı yoğunluğu oluşturacağı şeklinde. Bu güney kısımında öngörülen yapıların dubleks ve villa tipi evler olduğunu belirten Karademir, bu planın asıl olarak Bodrum ve Çeşme gibi bir turizm cenneti yaratma hedefiyle hazırlandığını ifade etti.
‘PLAN ÜNİVERSİTELERDEN VE HALKTAN GİZLENDİ’
“Deprem kuşağında yer alan bu bölge için bir inceleme yapıldı mı yapılmadı mı bilmiyoruz, bu bilgilere ulaşamadık” diyen Karademir Bozcaada için 2025 yılı düşünülerek hazırlanan bu planla adada hem sit alanlarının hem de tarımsal arazilerinin yok edileceğini söyledi. Ada sanatçısı ressam Sibel Güler ise ona göre dünyanın en güzel adalarından bir olan Bozcada’nın, bu planla dünyanın sondan en güzel adası olacağını belirterek, plan hazırlama aşamasının 3 yıl sürdüğünü ancak hiçbir üniversiteye danışılmadığını ve toplantıların halka kapalı ve gizli yapıldığını söyledi.



kaynak : http://haber.sol.org.tr/kent-gundemleri/bozcaada-da-tehlikede-haberi-79233

BOZCAADALILAR YAPILAŞMA BASKISINA KARŞI ÖRGÜTLENİYOR

İMECE-Toplumun Şehircilik Hareketi

Geçtiğimiz Mart ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanan Çanakkale İli Bozcaada İlçesi 2025 yılı 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, yapılaşma tehditi altına giren doğal alanlara, özgün kimliğini kaybetme riskiyle karşı karşı kalan yerleşmelere bir yenisini daha ekliyor. Plan incelendiğinde ülkenin içinde bulunduğu turizm gelişimi furyası ile doğrudan ilişkisi olmadığı ancak bu tahripkar eğilimden nasibini aldığı görülüyor. Bu anlamda tamamı arkeolojik ya da doğal sit alanı olarak belirlenmiş olan adanın güneybatı kıyılarındaki yeni kentsel gelişme alanı önerileri dikkat çekici. Onaylanan plan, halihazırda hemen hemen tamamen bakir kalmış doğal alanlardan oluşan, antik liman gibi tarihi-kültürel izler içeren bu bölgeyi tatil amaçlı ikinci konutların baskısı altında bırakıyor.
Bilindiği gibi bağcılık ve şarapcılık Bozcaada için eskiden beri çok önemli bir ekonomik uğraş ve aynı zamanda adanın kimliğini oluşturan önemli değerlerden biri. Plan bağcılığın korunmasını bir ilke kararı olarak getirirken, etkili uygulama araçları geliştirememesi nedeniyle kendi içinde çelişkiye düşüyor. Üstüne üstlük 1. ve 3. Derece doğal sit alanı olan tarım arazilerinde bağ evleri yapımını önererek yürürlükteki mevzuata aykırı bir karar alıyor.
Bozcaada Forumu, bu olumsuz gelişme içersinde umut verici bir halk mücadelesi olarak karşımıza çıkıyor. Adanın farklı sorunlarını gündeme getirerek bir tartışma, mücadele ve çözüm platformu yaratan Bozcaada forumunun onaylanan çevre düzeni planı karşısında da kararlı ve yerinde adımlar attığı görülüyor. Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesini plan hakkında detaylı bir bilgilendirme yapmak üzere davet eden ada forumu, yaşadıkları yere sahip çıkma mücadelesini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Bu kapsamda, 24 Ağustos’da şehir plancılarının katılımıyla gerçekleşen forumun ardından “rant kültürüne karşı mücadelenin” adanın öncelikli konuları arasına girdiği anlaşılıyor.
Şehir Plancıları Bursa Şubesinin de onaylanan plana karşı dava açma kararı aldığını ve gerekli süreci başlattığını ekleyelim. Planın adada yarattığı tartışmalara ve daha fazlasınahttp://bozcaadaforumu.blogspot.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

kaynak : 
http://toplumunsehircilikhareketi.org/index.php?option=com_content&view=article&id=285%3Abozcaadalilar-yapilama-baskisina-kari-oerguetlenyor&catid=1%3Ahaberler&Itemid=27#yvComment

5 Eylül 2013 Perşembe

Bozcaada 1/25.000 Çevre Düzeni Planı ile ilgili yürütmenin durdurulmasıyla ilgili dava dilekçesi

                                                            
                                            
                                                                          YÜRÜTMENİN DURDURULMASI
TALEPLİDİR



BURSA İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

GÖNDERİLMEK ÜZERE

ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA


DAVACI                            :  1 - TMMOB Şehir Plancıları Odası Bursa Şubesi
VEKİLİ                             :  Av. Koray CENGİZ
                                             Cinnah Cd. Farabi Sk. No:38/4 Çankaya/ANKARA
                                               


DAVALI                            :  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

DAVA KONUSU              :  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 7.maddesi uyarınca 25.03.2013 tarihinde onaylanan Çanakkale İli Bozcaada  İlçesi 2025 yılı 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın yürütmesinin durdurulmasına ve takiben iptaline karar verilmesi talebidir.
                                                                                                          
BİLDİRİM TARİHİ       : Dava konusu planlar Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde 10.05.2013-10.06.2013 tarihleri arasında askıda ilan edilmiş olup,





DAVA AÇMA EHLİYETİ YÖNÜNDEN

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Şehir Plancıları Odası Anayasa’nın 135. Maddesi ile 6235 ve 3458 sayılı yasalara göre kurulan TMMOB’ye bağlı, kamu kurumu niteliğinde meslek örgütüdür.  

Anayasa’nın 135. Maddesinde Kamu Kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının kamu tüzelkişiliğini haiz oldukları belirtilmiş olup aynı zamanda kuruluş amaçları da tanımlanmıştır. Bu amaçlar, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, meslekî faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hâkim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlâkını korumak olarak tanımlanmışlardır.

Anayasa, Kanun ve Oda yönetmeliklerinde belirtildiği gibi davacı, mesleğin ve meslektaşların hak ve çıkarlarını korumak, şehir planları ve uygulamalarının, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına uygun yapılmasını denetlemek, bu konudaki eksiklikleri, yanlışlıkları ortadan kaldırmak için gerekli çalışmaları yapmakla yükümlüdür.

Davacı Odalar ilgili bakanlık, kamu kurumları, belediyeler ve diğer kuruluş ve makamlarla ilişki içerisinde ülkemizin sağlıklı ve düzenli kentleşmesi, kent planlarının şehircilik esaslarına ve meslek ilkelerine uygun yapılması için; yazışma, görüşme girişimleriyle düzeltilmesini başaramadığı hatalı plan, karar ve uygulamaları yargıya götürmekte, yargı yoluyla çabalarını sürdürmektedirler.

Davacı Odalar, kuruldukları günden bu yana, kanunlara, şehircilik bilimine ve kamu yararına aykırı olan plan ve uygulamalara karşı mücadelesi çerçevesinde gerektiğinde yasal süreçleri de izleyerek görevlerini yerine getirmekle yükümlüdürler ve somut davayı da bu nedenle açmaktadırlar.

USUL YÖNÜNDEN AÇIKLAMALARIMIZ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 7.maddesi uyarınca 25.03.2013 tarihinde onaylanan Çanakkale İli Bozcaada  İlçesi 2025 yılı 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, Çanakkale Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nde 10.05.2013-10.06.2013 tarihleri arasında askıda ilan edilmiş olup,

DAVANIN ESASI HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARIMIZ

Davanın konusu; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca, 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 7.maddesi uyarınca 25.03.2013 tarihinde onaylanan Çanakkale İli Bozcaada  İlçesi 2025 yılı 1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nı kapsamaktadır.

Onaylanan Bozcaada 1/25000 ölçekli Çevre Düzeni Planı incelendiğinde, ilçe sınırlarının tamamı doğal, arkeolojik ve kentsel sit alanları içinde kalan Bozcaada’da hedef yılının 2025 olarak seçildiği 1/25000 ölçekli çevre düzeni planında; gerek merkez yerleşmesi ve çevresinde gerekse adanın tarım alanlarında arazi kullanım kararlarının getirildiği görülmüştür.

Onaylanan planın en dikkat çekici kısımları ise, mevcut durumda yapılaşmanın sınırlı ölçülerde olduğu adanın güney bölümünün neredeyse tamamının turizm tesis alanları, günübirlik tesis alanları ve konut alanları şeklinde yapılaşmaya açılmış olduğudur.

Bir diğer önemli nokta ise, tamamı 1. Derece ve 3. Derece doğal sit alanları içinde kalan tarım alanlarında, gerek bağ evi gerekse fabrika yapımına izin verilmiş olmasıdır.

Bu yönleriyle onaylanan planın, adanın neredeyse tamamında yapılaşmayı öngördüğü tespit edilmiştir.









Harita-1) Güney kesimde yapılaşmaya açılan alanlar



Harita-2) Tamamı doğal sit alanları sınırlarındaki tarım alanları







DAVA KONUSU PLANA AİT KURUM GÖRÜŞLERİ BULUNMAMAKTADIR.
Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’in 14. Maddesinde plan yapım sürecinde yapılması gerekenlere ait açıklamalar getirilmiştir.
“Madde 14 (2) - (Değişik:RG-2/9/1999-23804)
Planların hazırlanması sürecinde, planı düzenlenecek alan ve yakın çevresindeki alanlarda aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konular ile planlama alanının özelliğine ve plan türüne göre diğer konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir:
1- Planlama alanının yeri
2- Yönetim yapısı, idari bölünüş, sınırlar
3- Fiziksel yapı
a) Jeolojik durum
b) Akarsular, taşkın alanları
c) İklim
d) Toprak kabiliyeti
e) Tarım alanları, tarımsal arazi kullanımı
f) Sulama alanları
g) Bitki örtüsü
h) Yeraltı ve yüzeysel su kaynakları, havzaları ve özellikleri
4- Maden kaynakları
5- Çevresel kaynaklar ve koruma alanları
a) Korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ve alanları
b) Sulak alanlar
c) Özel çevre koruma alanları
d) Orman alanları
e) Ekolojik açıdan korunması gerekli alanlar
f) Milli Parklar
6- Demografik yapı
7- Sosyal yapı
8- Ekonomik yapı
9- Teknik altyapı
a) Ulaşım
b) Enerji
c) Çöp
d) İçme suyu
e) Kanalizasyon
10- Arazi kullanımı
11- Sektörel yapı
12- Askeri alanlar
13- Mülkiyet yapısı
14- Yerleşme alanları ile ilgili özellikler
Planlama alanı ve yakın çevresi ile alanın bölge veya kent bütünü içindeki konumunu belirlemek üzere eşik analizi, yerinde yapılan incelemeler gibi fiziksel çalışmalarla birlikte, bilimsel tekniklere ve yöntemlere dayalı, yeterli nitelikte ve kapsamda ekonomik, sosyal, kültürel, politik, tarihi, sektörel ve teknolojik araştırmalar yapılır, ilgili kurum ve kuruluşların görüş ve önerileri alınır.
Plan kararları, yapılan inceleme ve araştırma sonuçları değerlendirilerek oluşturulur. Plan raporunda, yapılan tüm inceleme ve araştırmalar, alınan görüş ve öneriler ve yapılan değerlendirmelerle birlikte, planın gerçekleştirilmesini sağlayacak uygulama araçları, kurumsal yapı ve denetim konularına dair ilkeler de yer alır.”
Onaylanan Bozcaada 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı incelendiğinde, plan yapım sürecinde yukarıda bahsi geçen kurum görüşlerinin alınmadığı tespit edilmiştir. Bölgenin fiziksel ve sosyo-ekonomik özellikleri göz önüne alındığında,  korunması gereken kültürel ve tabiat varlıkları, tarım alanları, su kaynakları, ekolojik açıdan korunması gerekli alanlar, Bozcaada açısından önemli değerler olarak ortaya çıkmaktadır. Bu alanlara ilişkin kurum görüşlerinin yer almaması, adanın ve bölgenin geleceği açısından geri dönülmez sonuçlara neden olabilecektir.  Bu yönüyle onaylanan Bozcaada 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı, gerek şehircilik ilke ve esaslarına gerekse Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’e aykırılık teşkil etmektedir.

DAVA KONUSU PLAN, PLAN YAPIMINA AİT ESASLARA DAİR YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNE AYKIRIDIR.

Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik’in 3. maddesinde Çevre Düzeni Planları şu şekilde tanımlanmaktadır:

“10) Çevre Düzeni Planı: (Ek:RG-2/9/1999-23804) (Değişik:RG-17/3/2001-24345) Konut, sanayi, tarım, turizm, ulaşım gibi sektörler ile kentsel-kırsal yapı ve gelişme ile doğal ve kültürel değerler arasında koruma-kullanma dengesini sağlayan ve arazi kullanım kararlarını belirleyen yönetsel, mekansal ve işlevsel bütünlük gösteren sınırlar içinde, varsa bölge planı kararlarına uygun olarak yapılan, idareler arası koordinasyon esaslarını belirleyen, 1/25000, 1:50000, 1:100000, veya 1:200000 ölçekte hazırlanan, plan notları ve raporuyla bir bütün olan plandır.”

Ayrıca, İmar Kanunu’nda çevre düzeni planları açıkça tanımlanmasa da 8. Maddenin (a) ve (b) bentleri bir arada değerlendirildiğinde bu planların bölge planı tanımına dahil edildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu (a) bendinde; bölge planları “… sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.” şeklinde tanımlanmaktadır. Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi bölge planları, yerleşmelerin geleceklerine ilişkin farklı boyutlarda ilke ve hedeflerin belirlendiği planlardır.
Yukarıdaki tanımlar göz önüne alındığında, çevre düzeni planları, bölge planı kararlarına uygun olmak zorundadır. Ancak, Bozcaada Çevre Düzeni Planı, Çanakkale ve Balıkesir illerini kapsayan alanda yapımı devam etmekte olan 1/100 000 ölçekli planı tamamlanmadan onaylanmıştır. Bu durumda, 1/25 000 ölçekli çevre düzeni planı, Bozcaada’nın geleceğine ilişkin temel ilke kararları ve hedefleri olmaksızın onaylanmıştır. 1/100 000 ölçekli planda Bozcaada için onaylanan 1/25 000 ölçekli plandan farklı ilke ve öncelikler belirlenmesi durumunda değişik ölçeklerdeki planlar arasında uyumsuzluğun ortaya çıkması söz konusu olacaktır.  Ayrıca, onaylanan 1/25 000 ölçekli plan doğrultusunda yapılacak uygulamalar da yine aynı uyumsuzluk sebebiyle geri dönülmez sonuçlar doğurabilecektir.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapımına devam edilen ve üst ölçekli plan konumunda olan 1/100 000 ölçekli plan onaylanmadan önce, yine Bakanlık tarafından alt ölçekli plan niteliğinde olan 1/25 000 ölçekli Bozcaada Çevre Düzeni planının onaylanması, plan hiyerarşisine ve Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir.



DAVA KONUSU PLAN PLANLI ALANLAR TİP İMAR YÖNETMELİĞİNE AYKIRIDIR.

Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinin Tanımlara ilişkin İkinci Bölümünde Rekreasyon Alanları şu şekilde tanımlanmıştır:

“ac) Piknik ve eğlence (rekreasyon) alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere, kent içinde ve çevresinde günü birlik kullanıma yönelik ve imar planı kararı ile belirlenmiş; eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, gazino, kahvehane, çay bahçesi, büfe, otopark gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme, mini golf, otokros gibi her tür sportif faaliyetlerin yer alabileceği alanlardır. Bu alanda yapılacak yapıların emsali (0,05) i, yüksekliği (6,50) m.yi geçemez.”

Onaylanan Bozcaada 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Plan Hükümleri incelendiğinde;
“Rekreasyon Alanları: Kentin açık ve yeşil alan ihtiyacı başta olmak üzere eğlence, dinlenme, piknik ihtiyaçlarının karşılanabileceği lokanta, çay bahçesi, büfe, otopark gibi kullanımlar ile, tenis, yüzme havuzu, mini golf gibi her tür sportif faaliyetlerin yer alabileceği alanlardır. Bu alanlarda Emsal (E)= 0,10’u, Hmax= 3,50 m.yi geçemez.” denmektedir.

Tanımlardan da görüleceği üzere, onaylanan plan ile, rekreasyon alanlarındaki yapılaşma emsali 0.05’den 0.10’a yükseltilerek 2 kat arttırılmıştır. Bu yönüyle onaylanan 1/25 000 ölçekli Bozcaada Çevre Düzeni planı Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğine aykırılık teşkil etmektedir.

DAVA KONUSU PLAN 5403 SAYILI TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU İLE UYGULAMA YÖNETMELİĞİNE AYKIRIDIR.

5403 Sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu’nun tanımlara ilişkin 3. maddesinde ve Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tarım arazileri sınıflandırması aşağıdaki şekilde yapılmaktadır:
“Mutlak tarım arazisi: Bitkisel üretimde; toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin kombinasyonu yöre ortalamasında ürün alınabilmesi için sınırlayıcı olmayan, topografik sınırlamaları yok veya çok az olan; ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan, hâlihazır tarımsal üretimde kullanılan veya bu amaçla kullanıma elverişli olan arazileri,
Özel ürün arazisi: Mutlak tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topografik sınırlamaları nedeniyle yöreye adapte olmuş bitki türlerinin tamamının tarımının yapılamadığı ancak özel bitkisel ürünlerin yetiştiriciliği ile su ürünleri yetiştiriciliğinin ve avcılığının yapılabildiği, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri,
Dikili tarım arazisi: Mutlak ve özel ürün arazileri dışında kalan ve üzerinde yöre ekolojisine uygun çok yıllık ağaç, ağaççık ve çalı formundaki bitkilerin tarımı yapılan, ülkesel, bölgesel veya yerel önemi bulunan arazileri,
Marjinal tarım arazisi: Mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri ve dikili tarım arazileri dışında kalan, toprak ve topografik sınırlamalar nedeniyle üzerinde sadece geleneksel toprak işlemeli tarımın yapıldığı arazileri”
Onaylanan Bozcaada 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı incelendiğinde; plan kapsamındaki tarım alanlarının “Tarımsal Niteliği Korunacak Alanlar” olarak belirtildiği tespit edilmiştir. 5403 Sayılı kanun ve yönetmeliğinde tanımlanan tarım arazisi sınıflandırmasına uymayan bu tanımlama, hem bölgedeki tarımsal faaliyetlerin geleceğine ilişkin ayrıntılı mekânsal kararların alınmasına engel oluşturmakta, hem de bahsi geçen kanun ve yönetmeliğe aykırılık teşkil etmektedir.
Diğer yandan, Onaylanan Bozcaada 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı Hükümleri incelendiğinde; Tarımsal Niteliği Korunacak alanlar başlığı altında;
“…Bağcılığın desteklenmesi koşulu ve amacıyla, ilgili yönetmelikler kapsamında, tarımsal faaliyeti ve tarım arazisi potansiyelini etkilememesi koşuluyla bir ailenin oturmasına mahsus bağevi yapılmasına izin verilebilir.” denmektedir.  
5403 Sayılı Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu ve Toprak Koruma Ve Arazi Kullanımı Kanunu Uygulama Yönetmeliği incelendiğinde plan hükmünde bahsi geçen bağevlerine ilişkin herhangi bir tanım bulunmadığı tespit edilmiş olup, tarım alanlarında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmemektedir.
Bu yönüyle onaylanan plan ve plan hükmü, yukarıda bahsi geçen kanun ve uygulama yönetmeliğine aykırılık teşkil etmektedir.

DAVA KONUSU PLAN KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA YÜKSEK KURULUNUN DOĞAL (TABİİ) SİTLER, KORUMA VE KULLANMA KOŞULLARI İLE İLGİLİ İLKE KARARI’NA (728 NOLU İLKE KARARI) AYKIRIDIR.

Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun Doğal (Tabii) Sitler, Koruma Ve Kullanma Koşulları İle İlgili İlke Kararı’na (728 Nolu İlke Kararı)’nda 1. Derece ve 3. Derece Doğal Sit Alanlarına ilişkin tanımlar şu şekilde yer almaktadır:

I.        Derece Doğal (Tabii) Sit: Bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gerekli olan, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak alanlardır.
III. Derece Doğal (Tabii) Sit: Doğal yapının korunması ve geliştirilmesi yolunda, yörenin potansiyeli ve kullanım özelliği de gözönünde tutularak konut kullanımına da açılabilecek alanlardır.
a) Bu alanlarda, kullanıma açılacak bölgelerde geçici dönem yapılanma koşullarının ilgili kurumların görüşleri alınarak koruma kurullarınca belirlenmesine, bu belirlemede varsa 1 /25.000 ölçekli çevre düzeni planı veya 1/5.000 ölçekli nazım planı kararları ile arazinin topografya, peyzaj, silüet vb. karakteristiklerinin gözönünde   tutulmasına, ancak hazırlanacak Koruma Amaçlı İmar Planı kriterlerini etkileyebilecek nitelik ve yoğunluktaki uygulamalara Koruma Amaçlı İmar Planı yaptırılmadan izin verilemeyeceğine, … karar verildi.

Onaylanan Bozcaada 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı ve Plan Hükümleri incelendiğinde, plan kapsamında Tarımsal Niteliği Korunacak Alanların, 1. Ve 3. Derece doğal sit alanları sınırları içerisinde yer aldığı tespit edilmiştir. Tarımsal Niteliği Korunacak alanlar başlığı altında; “…Bağcılığın desteklenmesi koşulu ve amacıyla, ilgili yönetmelikler kapsamında, tarımsal faaliyeti ve tarım arazisi potansiyelini etkilememesi koşuluyla bir ailenin oturmasına mahsus bağevi yapılmasına izin verilebilir.”  ve “…tarımsal amaçlı yapılar ile yöreye özgü diğer faaliyetlerin gerektirdiği yapılar (şarap fabrikası, reçel fabrikası, zeytinyağı fabrikası, pekmez fabrikası, bu tesislere/ alanları ve üzüm alım yeri) yer alabilir” denmektedir. 

Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulunun söz konusu ilke kararında 1. derece doğal sit alanlarında yapı yasağı getirilmiş, 3. Derece doğal sit alanlarında ise koruma amaçlı imar planının tamamlanması şartı ile sadece konut şeklinde yapılaşmaya izin verilmiştir. Bu dikkate alındığında, onaylanan Bozcaada 1/25 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı hem 1. derece doğal sit alanlarında, hem de 3. derece doğal sit alanlarında, bölgeye ilişkin koruma amaçlı imar planı olmaksızın konut ve fabrika yapımına izin vermektedir.


DAVA KONUSU PLAN ŞEHİRCİLİK İLKELERİ, PLANLAMA ESASLARI VE KAMU YARARINA AYKIRIDIR.


Bilindiği üzere kıyı alanları, doğal sit alanları ve tarım alanları, koruma altında olan alanların başında gelmelerine rağmen, yıllardır ülkemizde çeşitli şekillerde tahribata uğramaktadırlar. Gerek yasalardaki boşluklar, gerekse kaçak olarak yapılaşma baskısı altında olan bu alanların korunması ise başta planlama olmak üzere konuya ilişkin tüm disiplinlerin en önemli sorunlarından biridir.

Özellikle kıyılardaki yapılaşmaya ilişkin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan‘ın bayram tatili sırasında Ege koylarında denetim yaptığı ve `Bu kadar vicdansızlık olmaz. Yapılaşma denize kadar girmiş. Kıyı kenar çizgisi filan hak getire. Neredeyse denize düşecekler. Bu kadar da olmaz` açıklaması, bazı basın ve yayın organlarına yansımıştır.

Bu halihazır durum ışığında onaylanan plan incelendiğinde ise, bahsi geçen koruma alanlarının tümünü sınırlarında barındıran Bozcaada ilçesinde, bu alanların tamamının yapılaşmaya açıldığı görülmektedir.

Onaylanan plan ile, adanın güney kıyılarının tamamına yakını turizm tesis alanları, günübirlik tesis alanları ve konut alanları şeklinde yapılaşmaya açılırken, aynı zamanda 1. Derece ve 3. Derece doğal sit alanı niteliğindeki tarım alanlarında bağ evi ve fabrikaların yapılmasının önü açılmıştır.

Korunması gereken alanların başında gelen doğal sit alanları, tarım alanları ve kıyı alanlarının plan yoluyla yapılaşmaya açılması, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına aykırılık oluşturmaktadır.




DELİLLER                        : Davalı İdare tarafından verilen dava konusu kararlar, plan çizimleri, plan notları ve her türlü belgeyi ihtiva eden işlem dosyaları, itiraz yazıları keşif ve bilirkişi incelemesi ve her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM          : Açıklanan ve Mahkemenizce resen saptanacak nedenlerle;


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca hazırlanan ve …. tarih ve …. sayılı Olur’u ile onaylanan Bozcaada  1/25000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın yürütmesinin durdurulmasına ve takiben iptaline karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini saygılarımızla vekâleten arz ve talep ederiz.

3 Eylül 2013 Salı

Çevre Düzeni Planının iptali için Ankara'da dava açıldı


Bozcaada Forumu 15. toplantısını 2 Eylül pazartesi gecesi saat: 22.00'de Cumhuriyet Meydanı'nda 52 kişinin katılımıyla yaptı.
Forum başlarken katılımcılarla paylaşılan forum ilkelerimiz şöyle:
- Forumlarda herhangi bir siyasi kutuplaşmaya izin verilmemesi,
- Herhangi bir grupla ya da kimseyle hesaplaşmaya girilmemesi,
- Kimseyi incitmemek için kullanılan dile özen gösterilmesi (ötekileştirici, aşağılayıcı ve alaycı bir dil kullanılmaması) gereklidir.
- Forumda her konuşmacının belirli bir konuşma süresi vardır. (3 dk.)
- Karşılıklı konuşma ve diyaloğa girilmemeli, polemik yaratılmamalıdır.
Gelecek toplantının moderatörü seçildi.
İmar çalışma grubu, Bursa Şehir Plancıları Odasının, Bozcaada'nın yeni Çevre Düzeni Planının iptali için Ankara'da dava açtıklarını duyurdu.
Change.org'daki imza kampanyasında toplanan imza sayısı 10.000'i aştı. Katılımcılar bu süreçle ilgili görüşlerini paylaştılar.
Gündemin diğer maddesine göre, sokak hayvanları ve hayvan barınağı üzerine düşünceler dile getirildi. Bu konuda bir çalışma grubu kuruldu. Bu grup, Türkiye'deki ve dünyadaki bütün hayvan dostlarıyla iletişim kurarak, adadaki hayvanların yaşam şartlarını iyileştirmek, ayrıca sağlıklı ve uygun niteliklerde bir hayvan barınağı kurulması için çalışacak.
Konuşmalar sırasında, ada merkezinde yaşayan bir köpeğin tüfekle öldürülmesi şiddetle kınandı. Bu olayların tekrar yaşanmaması için, gerekli duyarlılığın gösterilmesi benimsendi.
Çöp konusunu gündeme getiren bir katılımcının önerisi üzerine adanın çeşitli yerlerinde değişik zamanlarda temizlik çalışması yapılması tekrar gündeme geldi.
Ayrıca Ayazma plajına izmarit kutucuklarının konulması için spor klubüyle konuşulması önerildi.
Bir katılımcının Ayazma günübirlik tesislerindeki tuvaletlerin durumundan söz etmesi üzerine, belediyeyi göreve çağıran çok imzalı bir dilekçe verilmesi benimsendi.
Kültür-sanat çalışma grubu, Bozcaada Bağbozumu Festivali için hazırlayacağı gösterinin çalışmalarını anlattı.
Gelecek toplantı, 5.Eylül.2013 perşembe günü saat:17.30'da Zübeyde Hanım Parkı'nda yapılacak.

2 Eylül 2013 Pazartesi

30 Ağustos'ta Bozcaada Forumunun etkinlikleri




Bozcaada Forumu katılımcıları ve destekleyenlerden bir grup sabah 9.00'da 30 Ağustos Zafer Bayramı törenine katıldılar. Öğleden sonra 17.00'de yine Bozcaada Forumu katılımcı ve destekleyenlerden bir grup Ayazma plajında çevre temizliği etkinliğine katıldılar.